Müslüman diasporaların farklı coğrafyalarda biriktirdiği tecrübeyi aynı masa etrafında buluşturan 1. Müslüman Diaspora Forumu" Ankara'da başladı.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz hicret kavramına değindi. Yılmaz, ayrılığın acısıyla başlayan hicretin kardeşlik ve dayanışmayla yeni bir hayata dönüşen büyük bir tecrübe olduğunu, Hazreti Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretinin ardından muhacirle ensar arasında kurulan güçlü bağın, ortak inanç ve sorumluluğun insanlar arasındaki mesafeleri nasıl aşabileceğini herkese gösterdiğini belirtti. Yılmaz, bu köklü mirasın, yurdundan uzakta yaşayan insanlara sahip çıkmayı, kimliklerini güven içinde yaşamalarına imkan sağlamayı ve bulundukları topluma kattıkları değeri desteklemeyi kendilerine ahlaki bir sorumluluk olarak yüklediğini söyledi.

Yılmaz, bugün Müslüman diasporaların meselelerine de aynı kardeşlik anlayışı ve sorumluluk bilinciyle yaklaşılması gerektiğinin altını çizdi.

Forumun, "Köklerden Yeni Yollara" temasının geçmişten devralınan bu anlayışın bugünün şartlarında yeni bağlara, ortak çalışmalara ve kalıcı dayanışmaya dönüştürülmesi çabasını gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, bu temanın işaret ettiği yeni yolları açacak en büyük gücün ise geniş ve genç insan kaynağı olduğunu aktardı. İslam İşbirliği Teşkilatının 57 üye ülkesi olduğuna işaret eden Yılmaz, dünyada geçen yıl itibarıyla 2 milyarı aşan bir Müslüman nüfus olduğunu bildirdi. ^

D. Türkistan'a giden Diyanet Akademi Başkanı görevden alındı
D. Türkistan'a giden Diyanet Akademi Başkanı görevden alındı
İçeriği Görüntüle

Küresel Ölçekte Önemli Bir Yumuşak Güç

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın farklı coğrafyalarından ortak bir heyecan ve sorumluluk bilinciyle Türkiye'ye gelen değerli misafirlerle buluşmuş olmayı anlamlı ve kıymetli bulduğunu belirtti.

Diaspora kavramının geçmişle bugünü, bugünle geleceği sentezleyen, yeni ve belirleyici bir ilişkiler ağını beraberinde getirdiğini belirten Ersoy, bugün dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Müslümanın bir yandan kendi kültürel ve tarihi köklerini yaşatırken, diğer yandan da içinde bulundukları toplumların değerleriyle etkileşim halinde olduğunu kaydetti.

Dünyanın farklı coğrafyalarına yayılmış Müslüman diasporaların, ortak değerler ve kültürel bağlar etrafında bir araya geldiklerinde küresel ölçekte önemli bir yumuşak güç potansiyelini de ortaya koyabildiklerini vurguladı.

Müslüman diasporaların sorunları ele alınacak

YTB Başkanı Turus ise Müslüman diasporalarının oluşum süreçlerinin aynı olmadığını belirterek, yaşadıkları coğrafyaların, göç hikayelerinin, kuşak tecrübelerinin, karşılaştıkları meselelerin, imkanlarının ve gelecekten beklentilerinin birbirinden farklı olduğunu söyledi.

Ülkelerin bu alanlarda geliştirdiği kurumların, hizmetlerin ve çalışma modellerinin de kendi şartları içerisinde şekillendiğini anlatan Turus, bu nedenle dinlemeye, tecrübe paylaşımına ve müşterek meseleleri birlikte düşünmeye ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Turus, bugün Müslüman diasporaların karşı karşıya bulunduğu meselelerin her geçen gün değiştiğini, çeşitlendiğini ve yeni boyutlar kazandığını kaydederek, "İslamofobi, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve hak ihlalleri varlığını sürdürürken, yeni kuşakların kimlik ve aidiyetlerini koruması, eğitim imkanları, toplumsal ve siyasi temsil, sivil toplumun güçlendirilmesi, dijital dünyanın beraberinde getirdiği yeni sınamalar ve kamu hizmetlerine erişim gibi başlıklar da giderek daha fazla önem kazanıyor." diye konuştu.

Turus, Gazze'de yaşananların bugün ortak vicdanın en ağır imtihanlarından biri olduğunu belirterek, "Sınırlarımız farklı olabilir fakat vicdanımız, kardeşliğimiz ve mesuliyetimiz ortaktır. Bize düşen, bu ortak hassasiyeti yalnızca zor zamanlarda ortaya çıkan bir dayanışma olarak bırakmamak, kalıcı bir işbirliğine ve ortak hareket kapasitesine dönüştürebilmektir." ifadelerini kullandı.

Turus, "İki gün boyunca devam edecek Müslüman Diaspora Forumumuzda; ülkelerimizin diaspora alanındaki tecrübelerini ve iyi uygulamalarını paylaşacak, Gazze başta olmak üzere ortak meselelerimizi ve yeni iş birliği imkânlarını birlikte değerlendireceğiz. Kamu hizmetlerinden yeni nesillerin ihtiyaçlarına, kimlik ve aidiyetten toplumsal temsile, sivil toplumdan nitelikli insan kaynağına kadar diasporalarımızın bugününü ve geleceğini farklı boyutlarıyla ele alacağız. Tecrübelerimizi ortak bir birikime, kardeşliğimizi kalıcı iş birliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz." dedi.