Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Hakkaniyeti, adaleti gözeten yaklaşımla emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması yönünde tüm gayretimizi sarf edeceğiz, imkanlarımızı bu yönde kullanacağız." dedi.
Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'ne ilişkin milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.
Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2025 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi'ni sunduklarını hatırlatan Yılmaz, bugün gün boyunca komisyon üyelerinin 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneline dair değerlendirmelerini dikkatle dinlediğini söyledi.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yoluna sağlam ve sağlıklı bir şekilde devam ettiğini aktararak "Bütün ekonomilerde olduğu gibi bizde de elbette sorunlar var. Tartışılması gereken konular var ama başarıyı veya başarısızlığı nasıl ölçeceksiniz? Dünyayla mukayese ederek. Ekonomimizin temellerine baktığımızda temellerimiz sağlam. Büyümemiz, istihdamımız devam ediyor. Son çeyrek asırda dünyadaki yıllık ortalama büyüme 3,5 iken bizimki 5,3 olmuş. Yani dünya ortalama büyümesinin oldukça üstünde ve istikrarlı bir büyüme seyri göstermişiz." ifadelerini kullandı.
Yılmaz, pandemi ve sonrasını kapsayan 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin yıllık ortalama büyüme oranının yüzde 3'e gerilediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin ortalama büyümesi ise yüzde 5,2. Yani son 6 yılda da yine büyüme ortalamamız, dünya büyümesinin oldukça üzerinde. Dolayısıyla Türkiye büyümeye, dünyanın üzerinde bir büyüme performansı göstermeye devam ediyor. Bu da elbette konumumuzu daha yukarılara doğru taşıyor. 2002 yılında mal ihracatımız 36 milyar dolardı. Hizmet ihracatımız 14 milyar dolar civarındaydı. Toplam mal ve hizmet ihracatımız sadece 50 milyar dolardı. Ekonomik büyüklüğümüz de 238 milyar dolar civarındaydı. Bugün geldiğimiz noktada yıllıklandırılmış olarak son veriyi söylüyorum. Sadece mal ihracatımız 284 milyar dolara yaklaşmış durumda. Hizmet ihracatımız 125 milyar dolar seviyelerinde. Dolayısıyla 410 milyar dolara yakın bir mal ve hizmet ihracatı olan bir ülkeyiz artık."
Savaşın etkileri ile petrol, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışlara rağmen cari açığın milli gelire oranının bu yıl yüzde 2,6 olmasını beklediklerini dile getiren Yılmaz, savaşın geçici etkilerinin ortadan kalkmasıyla gelecek yıldan itibaren bu oranın yeniden yüzde 2'nin altına gerileyeceğini söyledi.
Yılmaz, yüzde 3-3,5 bandında olan bütçe açığının milli gelire oranının makul seviyede olduğunu ifade ederek, gelişmiş ülkelerde yüzde 90'ın, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 70'in üzerinde olan kamu borcunun milli gelire oranının ise Türkiye'de yüzde 22 civarında olduğunu aktardı.
Teknolojik dönüşüm ve artan rekabet ortamında Türkiye'nin en büyük avantajlarından birinin düşük kamu borçluluk oranı olduğunun altını çizen Yılmaz, "Rezervlerimiz dış şoklara karşı bize destek oluşturuyor. 170 milyar dolara yakın bir rezervimiz var. Bankacılık sistemimiz sermaye yeterlilik oranlarıyla yüksek ve sağlıklı bir yapıda. Dolayısıyla temellerimizin sağlam olduğunu ve gelişimimizi devam ettirdiğimizi özellikle vurgulamak isterim." dedi.
"2027 bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik"
Bütçeyle ilgili nihai amaçlarının, toplumun ve insanın refahı olduğunu belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"2027 bütçemizde özellikle emeklilerimizi önceliklendirdik, emeklilerimize enflasyonla gelecek artışın daha üstünde bir imkan sağlamayı esas alarak bütçemizi hazırladık. Bu çerçevede bir miktar dikkat ederseniz açığımız arttı. Yani bu sene sonu itibarıyla gelecek seneyi yüzde 3,1 bekliyorduk, yüzde 3,5 olarak planladık. Bütçemiz içindeki bütün imkanları bu çerçevede değerlendireceğimizi ve yapabileceğimizin maksimumunu bu alanda yapmaya gayret edeceğimizi ifade etmek isterim. Bu asgari emeklilerle ilgili bir çalışma değil daha genel anlamda emeklilerimize dönük bir çalışma. Burada alternatifler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Henüz tamamlamış değiliz. Enflasyonla bağlantılı otomatik artışlar dışında mutlaka kanunla bu alanın düzenlenmesi gerekiyor. Bu çerçevede alternatiflerimizi dikkatle çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dünkü beyanında vurguladığı üzere hakkaniyeti, adaleti gözeten bir yaklaşım içinde emeklilerimizin daha iyi koşullara kavuşması yönünde tüm gayretimizi sarfedeceğiz, imkanlarımızı bu yönde kullanacağız ama bunun alternatifleri var, teknik birtakım çalışmalar devam ediyor. Onlar tamamlandığında muhtemelen bütçe sürecinden sonra zaten Plan ve Bütçe'de bu işin öncelikle ele alınması gerekecek. Buradaki bütçe çalışmaları bittikten sonra teknik çalışmalarımızı olgunlaştırıp Grubumuz, İttifakımız çerçevesinde Meclisimizin takdirine bu çalışmaları getireceğiz."
Sosyal güvenlik sisteminin sıradan bir sistem olmadığına dikkati çeken Yılmaz, "Tüm toplumu ilgilendiren, bütün milletimizi ilgilendiren bir sistem. Çok titiz bir çalışma sonrasında detaylı bir şekilde zaten Meclisimizin gündemine bu çalışmalar getirilecektir." dedi.


