TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Dünyadaki ekonomik sistemi bozan ve çok konuşulmayan konulardan biri de vahşi, vampir kapitalizmin geldiği noktadır. Birkaç zamandır devam eden Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş sırasında, vahşi, vampir kapitalizmin unsurlarının, büyük servet, sermaye sahiplerinin, bu savaş dolayısıyla ortaya çıkan dalgalanmalardan kaç 10, 100 milyar dolar kazandığının hesabı yapılmalıdır." dedi.
Kurtulmuş, Bursa Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı Konferansı"nda konuşma yaptı.
Kurtulmuş, dünya nüfusunun yüzde 1'ini teşkil eden dünyanın en zenginlerinin dünyadaki toplam servetin yüzde 50'sine sahip olduğunu dile getirerek, "Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmedik. Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Bu, insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir." dedi.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10'unun mutlak yoksulluk içinde olduğunu belirten Kurtulmuş, İran Savaşı ile ilgili olarak, "Hürmüz Boğaz ile ilgili söylenen iki çift lafın, vahşi kapitalizmin elinde, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü, maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz."
"Azgın kapitalizmin unsurlarının dizginlenmesi lazım"
"Azgın ve etkin bir şekilde dünya ekonomisini yöneten, vampir ve azgın kapitalizmin mutlaka dizginlenmesi, sınırlarının belirlenmesi ve savaş baronu olarak da faaliyet süren bu azgın kapitalizmin unsurlarının dizginlenmesi lazım." diyen Kurtulmuş, ekonomik olarak dünyayı yönettiği zannedilen Dünya Bankası, IMF gibi küresel ekonomik kurumların hemen hemen hiçbirinin bir fonksiyon icra edemediğini, tanımlanmış görevlerini yerine getiremediğini söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küresel adalet arayışının en temel hususlarından birisinin, yeni bir ekonomik mimarinin kurulması olduğunu ifade etmek isterim. Dünyanın yeni bir küresel ekonomik mimariye ihtiyacı vardır. Fonksiyon gören sadece zenginlere değil, sadece zenginlerin içerisindeki baronlara değil, bütün halklara, bütün insanlığa hizmet edecek küresel ekonomik kurumların kurulması gerekir. Bunu söyleyince 'Sadece Afrika'nın, Asya'nın yoksul insanları, bu konudan şikayetçidir.' anlamı çıkmasın. Bugün ne yazık ki dünyanın bu gidişatı karşısında refah seviyeleri çok yüksek ve umut seviyeleri o kadar düşük nice milletler vardır. Bu gördüğümüz küresel çelişkileri, adaletsizlikleri, haksızlıkları gören, refah seviyeleri çok yüksek ama hiçbir umudu kalmamış halkların fevkalade ciddi şekilde yer tuttuğunu görüyoruz. Avrupa'nın çok gelişmiş milletlerinin hemen hemen çoğundaki ortak duygunun, geleceğe ilişkin umutsuzluk olduğunun da altını çizmek isterim. Hatta ekonomik geleceklerinin de büyük bir umutsuzluk içerdiğini düşünürler."
Yeni bir ekonomik mimari ihtiyacı için çalışmak, çabalamak ve dünyaya örnek olmanın Türkiye'nin üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bunu yapacak imkana da fikre de sahip olunduğunu belirtti.




