TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Araplar, Türkler, Kürtler, diğer bütün unsurlarıyla birlikte bu toprakların asli sahipleriyiz ve İsrail bu topraklara asla hükümran olamayacak, asla egemen olamayacaktır." dedi.

Selçuk Üniversitesi akademik yıl açılışında konuşan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze'yi işgalle başladığı süreçte hemen hemen bölgedeki birçok ülkeye doğrudan saldırı yaptığını, birçok ülkeyi silahlarıyla vurduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye olarak, bu coğrafyanın en önemli ülkesi olarak diyoruz ki İsrail, boşuna ham hayaller peşinde koşmasın. Bu coğrafyada İsrail'e arz-ı mevud kurdurulmayacak, arz-ı mevuda asla ulaşamayacaklardır. Çünkü Türk milleti olarak biliyoruz ki Allah hiçbir toprağı hiçbir millete vadetmedi. Bütün bu topraklar onları arz-ı mevud diye hayal gördükleri toprakların içinde yaşayan halkların kendi ülkeleridir, kendi vatanlarıdır. Araplar, Türkler, Kürtler, diğer bütün unsurlarıyla birlikte bu toprakların asli sahipleriyiz ve İsrail bu topraklara asla hükümran olamayacak, asla egemen olamayacaktır."

Arz-ı mevudun bu kadar aşikar edilmesinin de Türkiye'nin iç kaleyi tahkim etmesini hayati bir zorunluluk haline getirdiğini belirten Kurtulmuş, "Hangi gerekçeyle olursa olsun hiçbir ayrılık bu milletin milli menfaatlerine hizmet etmeyecektir. Onun için diyoruz ki, farklılıklarımızı gerçekten zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz ve inşallah bölgede ve dünyadaki bu büyük türbülansa rağmen ayakları yere sağlam basan, güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edeceğiz. Bu çerçevedeki en önemli engel olarak duran terör örgütlerinin Türkiye'ye yapmış olduğu tehditleri de bütünüyle bertaraf edeceğiz." dedi.

Terörsüz Türkiye sürecinde devlet aklıyla ve millet aklının bir araya gelmesinin önemine dikkati çeken Kurtulmuş, “Bu meselenin başından itibaren bir devlet politikası haline gelmesi için olağanüstü gayret sarf eden Sayın Cumhurbaşkanımıza bütün milletimiz adına şükranlarımızı bir kere daha ifade ediyorum. Sürecin en zorlu yerlerinde vermiş olduğu olağanüstü destek dolayısıyla da Sayın Devlet Bahçeli'ye milletimiz adına şükranlarımı ifade ediyorum. Aynı şekilde diğer bütün siyasi partilerin başkanları ve yöneticileri de bu sürece fevkalade önemli destek vermişler ve Türkiye'de güçlü bir sürecin yönetilmesine vesile olmuşlardır." ifadesine yer verdi.

"Bir asır evvel dağılan parçalarımızı topluyoruz"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye'nin, terörsüz bölgenin de teminatı olacağına işaret ederek, Suriye ve Irak’taki gelişmelere dikkati çekti.

“Şimdi biz Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge projesiyle bir asır evvel dağılan parçalarımızı topluyor, dağıtılan halkları bir araya getiriyor ve ortak hedefe yöneltiliyoruz." diyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Elin oğlunun cetvellerle çizdiği bu bölgeyi dağıtmak onların hakkı olacak da bu coğrafyayı toparlamak aziz Türk milletinin hakkı olmayacak mı? Bu bizim hakkımız olmaktan öte ödevimizdir. Dağılan parçalarımızı birleştireceğiz, toparlayacağız ve hep beraber aynı istikamete yürüyeceğiz. Bu topraklardaki her bir halk bizim bir parçamızdır.”

Dağılan parçaları birleştireceklerini, toparlayacaklarını ve hep beraber aynı istikamete yürüyeceklerini dile getiren Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Suriye Suriyelilerindir, Irak Iraklılarınındır, Lübnan Lübnanlılarınındır, İran İranlılarınındır, Türkiye de bütün bunların hepsinin gönüllerinin bağlı olduğu medeniyet merkezidir. Herkes kendi yerinde ağırdır. Bu dostlarımız kendi ülkelerinde başarılı olsunlar, güçlü olsunlar ama herkes bir bütünün parçaları olsun. Onun için biz aslında Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge meselesi ile dağıtılan parçalarımızı bir asır sonra toplamaya başlıyoruz. Ben hep şunu söyledim, bir kez daha burada söylüyorum. Bu, bizim için sadece bir yasama faaliyeti ya da sadece bir siyasi faaliyet değildi. Raporun kabul edilmesi, kapının açılması, aralanması, yasanın 467 oyla kabul edilmesi bir kapının ardına kadar açılmasıydı. Yeni bir dönemin hemen başındayız. Bu dönem kardeşlik dönemidir. Bu dönem birlik dönemidir. Bu dönem farklılıkları elimine etme dönemidir. Bu dönem ortak hedeflerde bütünleşme dönemidir. Bu dönem barış dönemidir. Bu dönem silahların değil, dillerin, gönüllerin konuştuğu bir dönemdir.”

Kurtulmuş, sürecin başarıyla devamı için provokasyonlara karşı dikkatli olunması ve ayrıştırıcı dil kullanılmaması gerektiğinin de altını çizerek, şöyle konuştu:

Bilal Erdoğan, Filistin'e Destek toplantısına katıldı
Bilal Erdoğan, Filistin'e Destek toplantısına katıldı
İçeriği Görüntüle

“Çok net söylüyorum, ayrılıkçı bir dile asla artık aramızda yer olmamalıdır, olmayacaktır. Aynı şekilde ayrımcı bir dile de asla ihtiyacımız yoktur, yer de yoktur. Eğer bunları başarabilirsek çok kısa bir süre içerisinde Türkiye’nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığını, tamamen çözdüğünü göreceğiz ve Allah’ın izniyle aziz milletimizin, Cumhuriyet’in ilk asrındaki en büyük sorununu tamamıyla, sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmış olacağız. İnşallah Cumhuriyet’in ikinci asrı birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, bölgesinde büyük bir güç olan Türkiye’nin ve dünyanın süper güçlerinden birisi olan Türkiye’nin yüzyılı olacaktır. Allah yolumuzu açık etsin. Allah sözümüzü kuvvetli eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin.”