Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul’da Sultanbeyli Belediyesi tarafından düzenlenen 10. Sultanbeyli Kitap Fuarı’nın açılışında konuştu.
Cehalet ve eğitimsizliğin, gelişmemiş toplumların en büyük kronik hastalığı olduğunu, okumayan, yazmayan ve fikir üretmeyen milletlerin gelişemediğini, kalkınamadığını ve dünyada rekabet gücünü asla elde edemeyeceğini ifade eden Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve son 25 yılda her alanda çok şükür devrimler yaptık. Türkiye’de kitap okuma oranını da ikiden fazlaya katlayarak iyi bir sayıya ulaştırdık. Türkiye, kitap üretimi ve pazar büyüklüğü itibarıyla Uluslararası Yayıncılar Birliği verileri ve sektörel değerlendirmelere göre dünyada ilk 10 ile 12 ülke arasında bulunmaktadır. Bu veriler, AK Parti iktidarımızın kitap ve yayın hayatına verdiği desteği açıkça göstermektedir." diye konuştu.
Bakan Gürlek, "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." diyen kutlu anlayışın emanetçileri olduklarını, tarihimizde 50–60 yıllık hayatlarına 500’e yakın eser sığdıran, günümüze kalan eserlerini dahi hakkıyla okuyup hıfzetmenin bir ömre bedel olduğu Gazali ve İbn-i Sina gibi abidevi isimler olduğunu, en büyük vasfı fetihler yapmak, devletler kurmak olan ecdadın "Kalem kılıçtan daha keskindir." sözünün de okumaya ve yazmaya verdiği önemi gösterdiğini aktardı.
“HİÇ KİMSENİN SİZİN YERİNİZE DÜŞÜNMESİNE İZİN VERMEYİN”
Okumanın, araştırmanın ve fikir üretmenin toplumların gelişmesindeki önemini anlatan Bakan Gürlek, Türkiye’nin kitap üretimi ve yayıncılık alanında önemli bir noktaya ulaştığını söyledi. Gençlere seslenerek, “Bugün bilgiye birkaç saniyede ulaşabiliyorsunuz. Fakat karşınıza çıkan ilk bilginin doğru olup olmadığını anlamak için okumaya, araştırmaya ve düşünmeye ihtiyacınız var. İlk duyduğunuz cevapla yetinmeyin. Bir iddiayı kaynağıyla değerlendirin” diyen Bakan Gürlek, şöyle konuştu:
“Hiç kimsenin sizin yerinize düşünmesine izin vermeyin. Kendi düşüncenizi geliştirmenin başlangıcı merak etmektir. Bu fuarın en kıymetli yanı, birçok kişinin ilgisini çeken kitapla gençlerimiz tanışacak, bir genç okuduğu satırdan hareketle kendisine yeni bir soru soracaktır. Asıl arzumuz bu. Merakın fuar sona erdikten sonra da evlerde, okullarda ve kütüphanelerde devam etmesidir.”
Kitapların bilgiyi kuşaktan kuşağa taşıdığını, yazılı hukukun ise insanların haklarını güvence altına aldığını ifade eden Bakan Gürlek, adaletin devletin temeli olduğunu vurguladı. Hukukun uygulanmasında bilgi kadar vicdan ve sorumluluk duygusunun da önemli olduğunu kaydeden Bakan Gürlek, “Bir dosyanın içinde yalnızca kağıtlar değil hakkın teslim edilmesini bekleyen insanlar vardır. Bu yüzden hukuku uygularken bilgi kadar vicdan ve sorumluluk duygusuna da ihtiyaç vardır. Hukukun ve eğitimin değeri en çok haksızlık karşısına gösterilen tutumla anlaşılır.” dedi.
“BİLGİ, VİCDANLA VE ADALETLE BULUŞMADIĞINDA İNSANLIĞI ZULÜMDEN KORUMAYA YETMİYOR”
Adalet Bakanı Gürlek, bilginin vicdan ve adaletle buluşmadığında insanlığı zulümden korumaya yetmediğini belirterek, Gazze’de yaşananlara dikkat çekti. Batılı ülkelerin eğitim ve bilgi alanında ulaştıkları seviyeye rağmen dünyadaki işgal ve zulümler karşısındaki tutumlarını eleştiren Bakan Gürlek, uluslararası sistemin insan haklarının korunmasında ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insanlık trajedileri karşısında çifte standart uygulandığını vurgulayan Bakan Gürlek, Türkiye’nin milli ve manevi değerlerini koruyarak bu düzene karşı güçlü durmaya devam edeceğini kaydetti. Bakan Gürlek, “Bilgi vicdanla ve adalette buluşmadığında insanlığı zulümden korumaya yetmiyor. Bugün Gazze başta olmak üzere dünyada şahit olduğumuz insanlık trajedileri karşısında bu toplumları idare eden yöneticilerin duyarsız ve ikilemci halini görüyoruz. Dünyada yazılı kanunlar üzerine mutabık kalınan ilkeler konusunda ciddi belirsizlik vardır. Başta Birleşmiş Milletlerinin karar alma mekanizmaları olmak üzere insan haklarını temsil eden emperyalist güç odaklarının etkisi altında kalan etkisi altında kalan yapılanmalar maalesef güç odaklarını esas alıyorlar. Türkiye olarak bunu iyi bilmeli tedbirlerimizi almaya devam etmeliyiz.” diye konuştu.




