Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapay zekânın sunduğu fırsatları değerlendirerek, Türkiye Yüzyılı'nda büyük ve güçlü bir Türkiye'yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız.” dedi.
Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu dönemdeki değişimin geçmişe nazaran son derece hızlı seyrettiğini söyledi.
Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkilerinin hemen her alana nüfuz ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihî bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan, yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin 'hakikat ötesi' olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği hâline geldiğine şahit oluyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığının bir gerçek olduğunu ifade ederek, dezenformasyon gibi bilgi düzensizliklerinin de aynı ölçüde yaygınlaştığına dikkati çekti.
"Dijital kapasite caydırıcı bir kuvvet çarpanı"
Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz, fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askerî, iktisadi gücün, dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.
Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz, ordinaryüs profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum'da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: 'Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?' Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: 'Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır.' Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz."




