Azerbaycan'da uygulanan başörtüsü yasağı, İstanbul Beşiktaş'taki konsolosluk binası önünde protesto edildi.

Haksöz Haber'in aktardığına göre; Özgür-Der'in çağrısıyla bir araya gelen grup"Azerbaycan'da Hicab Yasağına Hayır- Azerbaycan'da Hicab Qadağasına Yox!" yazılı pankartla "Başörtüsü Müslüman Kadının Kimliğidir", "Azerbaycan'a 28 Şubat Gelmesin", "Başörtüsü Allah'ın Emridir, Yasaklanamaz", "Bu Yanlıştan Vazgeç" yazılı dövizler taşındı.

Arıkan: Türkiye Yemen'de arabuluculuk sorumluluğu üstlenmeli
Arıkan: Türkiye Yemen'de arabuluculuk sorumluluğu üstlenmeli
İçeriği Görüntüle

Programda konuşan Ahmet Kerim Artuk, Azerbaycan Milli Meclisi’nin geçtiğimiz Temmuz ayında “Genel Eğitim Hakkında Kanun”a “millilik ve laiklik” ilkelerini eklediğini ve sürecin bilinçli bir plan doğrultusunda işletildiğini ifade etti.

İlham Aliyev yönetiminin Bakanlar Kurulu kararıyla okullarda yürürlüğe koyduğu yeni kılık kıyafet yönetmeliğine değinen Artuk, şu tespitlerde bulundu:

"Kararda, öğrencilerin belirlenmiş okul kıyafetinin bütünlüğünü bozan veya genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan unsurları kullanmasına izin verilmeyeceği hükme bağlandı. Bu adım, zaten fiiliyatta hukuksuzca işletilen yasakçı anlayışa resmi bir zemin kazandırmıştır. Bugün Bakü’de ve Sumqayıt’ta kapı dışarı edilen, gözyaşları içinde evlerine dönmek zorunda bırakılan gencecik kız kardeşlerimizin dramına şahitlik ediyoruz."

Özgür-Der eski Başkanı Hülya Şekerci ise Azerbaycan'da yaşananları Türkiye’nin çeyrek asır önce yaşadığı 28 Şubat darbe dönemine benzetti. Şekerci, "28 Şubat’ta nasıl 'çağdaş kılık kıyafete uygunluk' kılıfı altına saklandılarsa, bugün de Azerbaycan’da 'forma bütünlüğü' arkasına saklanarak laiklik dayatmasıyla yasağı uyguluyorlar. Doğrudan tesettürü yasakladık diyemiyorlar, ilkelerin arkasına sığınarak inanca saldırıyorlar." ifadelerine yer verdi.

Şekerci, resmi genelgede yer alan "uzlaşma sağlanamaması durumunda devreye girecek Pedagoji Şuraları" maddesine dikkat çekerek, bu uygulamanın Türkiye tarihindeki karanlık "ikna odaları"nın birebir kopyası olduğunu söyledi:

Konuşmasının sonunda diplomatik inisiyatif alma çağrısında bulunan Hülya Şekerci, yetkililerinin Bakü yönetimi üzerindeki nüfuzunu kullanarak bu zulmü durduracak adımları atması gerektiğini belirtti.